5/25/2006

Statü Raporu

Ben projelerde statü raporunun bir "bilgi/bildirim dokümanı" olmanın ötesinde bir misyona sahip olduğunu düşünüyorum. Statü raporu hazırlanması, benim için bir futbol takımının teknik direktörünün pazartesi günü akşam oturup, haftasonu oynanan maçın kasedini durdura durdura, tekrar tekrar oynata oynata seyretmesine benzer.

Statü raporunu hazırlama süreci, proje yöneticisinin bir sonraki hafta boyunca yapacağı anlık (operasyonel) kararlarında referans alacağı taktikleri belirlediği çok önemli bir zaman dilimidir. Proje yöneticisinin vizyonunu projenin birsonraki haftasına damlattığı çok değerli bir süreçtir. Projenin entellektüel besin ihtiyacını karşılamayan bir proje yöneticisi başarısızlığa mahkumdur. Statü raporu bu süreçte bir hedeftir; yani bir motivatördür. Böylesi bir motivatörden mahrum bir yönetim anlayışı, gerçek dünyanın yıpratıcı, stresli ve insanın kendini unutturan yollarında, proje için rasyonel düşünmeye pek de zaman ayırmayacaktır.

Statü raporunun bir diğer misyonu daha var benim için. Kanımca her statü raporu bir toplantı ile paydaşlar ile paylaşılmalıdır. Bu toplantının varlık amacı biraraya gelmeyen paydaşları biraraya toplamak ve onların da projenin ihtiyaç duyduğu düşünsel besine katkıda bulunmasını sağlamaktır. Paydaşlar bu toplantılarda proje yöneticisine kendi çıkar gruplarının hedeflerini tekrar hatırlatma; bir anlamda proje yöneticisini tekrar oryante etme fırsatı bulacaklardır. Proje yöneticisi de bu toplantıda paydaşları oryante etme şansı bulacaktır. Bu periyodik karşılıklı etkileşim, bir hafta boyunca kendi işleri, işleyişleri ve operasyonları ile dağılan paydaş, proje takımı ve proje unsurlarını tekrar bir noktada toplayacaktır.

Bir yere özgeçmiş göndermeniz ile bir mülakat yaparak kendinizi ifade etmeniz arasında büyük fark vardır.

Dincer Ozturan, 02, 2006

0 Yorumlar:

Yorum Gönder

<< Home